|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Şu an sitede, 3 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.
Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz. |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
| Pazartesi | 73 |
| Salı | 1 |
| Çarşamba | 42 |
| Perşembe | 79 |
| Cuma | 60 |
| Cumartesi | 61 |
| Pazar | 63 |
| Toplam: | 40753 |
| En Çok: | 168 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Üyelerimize teşekkür ederiz...
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
ARŞİV YAZILAR Ahmet SALTIK |
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı ve Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin
işbirliği ile Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin eşgüdümünde;
“Her okula bir hemşire!”
sloganı ile 21-22 Mayıs 2010 günlerinde Mersin’de düzenlenen
“Birinci Ulusal Okul Sağlığı Sempozyumu” Sonuç Bildirgesi;
Ülkemiz nüfusunun yaklaşık 1/5’i okul sağlığı kapsamına giren öğrenci, öğretmen ve okulda çalışan
öbür personelden oluşmaktadır. Bu nedenle Okul sağlığı, ülke nüfusumuzun 1/5’inden çoğunu doğrudan, tamamını ise dolaylı olarak etkilemektedir.
Büyüme ve gelişmenin çok hızlı olduğu bu dönemde, çocuklar ve ergenlerimiz, sayılamayacak denli çok bedensel ve psikososyal riskle karşı karşıyadır. Ancak temel sağlık davranışlarının kazandırılmasında
aileden sonra en önemli kurum olan okul, sağlıklı bir toplumun inşa edilmesi için en önemli fırsatı sunmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde de okul sağlığı hizmetleri uzun yıllardır, gelişme ve kalkınmanın lokomotifi olarak kullanılmaktadır. Özellikle çocukların periyodik olarak büyüme ve gelişmelerinin izlenmesi,
sağlıklı kuşaklar için en önemli yol haritasını oluşturmaktadır.
Ülkemizde okul sağlığı kavramının yeterince yerleşmemiş olması ve bu konuda farkındalığın olmaması, büyük bir toplumsal yük oluşturmaktadır. Ayrıca, okul sağlığı hizmetlerinin yapılandırılmamış olması da
sağlık eğitiminin tüm topluma ulaşmasının sağlanamamasına neden olmaktadır.
Okul; öğrenci, öğretmen ve öbür çalışanları ile bir bütündür. Bu nedenle okulda bulunan her bireye yönelik olarak sağlığı hizmetleri planlanmalıdır.
Okul sağlığı alanı; sağlıkçılar, eğitimciler ve yöneticiler boyutu olan çok disiplinli bir alandır.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
Ahmet SALTIK: ÖLÜMÜNÜN 10. YILINDA PROF. DR. NUSRET FİŞEK'e SESLENİŞ.. |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Sevgili Okuyucu,
10 yıl önce yazdığımız SOSYAL TIP konulu bir yazımızı sizinle paylaşmak istiyoruz..
Lütfen okur musunuz ??
Sevgi ve saygı ile.
Dr. Ahmet SALTIK
14.05.2010, Ankara
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Değerli Okuyucu,
Prof. Nusret Fişek, yaşamını Türkiye'de sosyal tıp için adadı..
Günümüzde vahşi küreselleştirmecilerse piyasaya ve kâra tapıyorlar..
Prof. Fişek, ülkemizde modern Halk Sağlığı Bilimlerinin de kurucusu idi.
O'nun 1971'de Hacettepe'de öğrencisi olmaktan ve daha sonra da asistanı olmaktan onur duyuyorum.
Diler ve umarız ki bu vahşet fırtınası da geçe ve insanlık hak ettiği sağlık hizmetlerine ulaşır..
Bizler bu uğurda O'nun emanetini yaşatmaya çabalıyoruz..
Lütfen okuyun ve SOSYAL TIBBIN ne olduğunu O'ndan öğrenin..
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Değerli Okuyucu,
Prof. Dr. Nevzat Eren, ülkemizin seçkin Halk Sağlığı emekçilerindendir.
Geçtiğimiz 13 Mar'ta O'nu sonsuzluğa uğurlayışımzın 10. yılı idi.
Çoook özlemiştik.
Ankara Tabip Odası (ATO) olarak gene bir anma etkinliği düzenledik.
Ülkemizin ve dünyanın önemli Halk Sağlığı sorunlarından Genetiği Değiştirilmiş Besinler (GDO) inceleme konumuz oldu.
ATO Halk Sağlığı Kolu olarak bir kitap hazırladık. 13 Mart 2010 günü O'nu andık.
O gün öğleden sonra GDO'lar hakkında bir panel ve forum yaptık, GDO kitabını dağıttık.
Bu kitapta 2 bölüm yazma şansım oldu.
- GDO'lar ve Halk Sağlığı
- GDO'lar; UluslararAsı ve Stratejik Boyutları..
Bu 2 yazımızı da www.hekimsaltik.com da bulabilirsiniz.
Prof. Eren'e, ailesine ve O'nu yetiştiren Prof. Nusret Fişekl'lere ve de yolunu sürdürenlere selam olsun..
Saygı ile.
Dr. Ahmet SALTIK
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
“Prof. Dr. Rahmi DİRİCAN”
Nam “Halk Sağlığı” Kahramanına !
Prof. Dr. Rahmi Dirican ile son derece özel ilişkilerimiz vardı..
Benim Köyümün (Karaca) bağlı olduğu Tunceli / Hozat'ta ilk hekimlik görevini almıştı..
Hozat'lılara "aşık" olduğunu söylerdi hep.. Benim ailemi, büyüklerimi de tanırdı..
Eşime "Gelin kız" diye seslenirdi.
Rastlantıya bakın ki, 1970/71 yazında Van'da seyyar satıcılık yapaken beni güneş çarpmış
ve polis memuru babam, Rahmi hocanın kardeşi Çocuk Hekimi Daim Dirican'a götürmüştü.
Önerilerini, sevecenliğini, dostluğunu, babacanlığını unutmuyorum.. Para da almamıştı muayenehanesinde. Ne de olsa aynı genetiğin 2 dalıydılar..
Yılda birkaç kez arar ve hatırını telefonla da olsa sorardım Rahmi hocamızın.
O da özellikle Ulusal bayramlarda 23 Nisan, 29 Ekim.. gibi bana kutlama kartı yollardı..
Katıksız bir Cumhuriyetçi ve Atatürkçü idi.
"BİR HEKİMİN ANILARI" adlı GÖRKEMLİ kitabı beni çok ama pek çok etkilemiştir.
Söylemesi ayıptır, onlarca edinerek çok değişik gerekçelerle tıp öğrencilerine
armağan vermişimdir. Yeni başlayan asistanlarımıza da..
Sayın Prof.Dr. Zafer Öztek ağabeyimizin “Nusret Fişek” kitabını ve bir de "BİR HEKİMİN ANILARI" nı..
Diyelim ara sınavda ilk 3'e girmiştir öğrenci..
Sınıfın önünde sunulur bu kitap ve haftaya 5-10 dakikalık bir özetini tüm sınıfa yapması rica edilir..
İlk baskıyı Hatipoğlu yayınları yapmıştı (Prof. Tahir Hatipoğlu, Ankara, Mareşal Fevzi Çakmak Cd.).
2. baskıyı Kocaeli Üniv., rahmetli rektör Prof. Dr. Baki Komsuoğlu döneminde yaptı..
Bana imzaladığı özgün 2 kopya ise Fakültede odamda kitaplığımda dik durarak adeta kendisini "buradayım, beni farkedin, alın okuyun lütfen!.. " diye konumlanmıştır. Odamda daima birkaç tane bulunur ve uygun gerekçelerle birilerine armağan edilir.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
DUYURU: AYdınlanma Toplantıları ! |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
ADD Genel Başkan Eski Yardımcısı ve
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın Nisan 2010 Aydınlanma Etkinlikleri
31 Mart 2010 : CHP Çankaya İlçe Başkanlığı, “Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı : Sağlığa Son Darbe!”
(Saat 15.00 – 17.00)
05 Nisan 2010 : Radyo Time, Tarsus, “Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı” (Saat 10.00 – 11.30)
05 Nisan 2010 : Mersin Çağ Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Görsel Konferans
“Atatürk’ün Sağlık Politikası ve Günümüz” (Saat 12.20 – 13.30)
05 Nisan 2010 : Adana ADD ve Adana Tabip Odası, “Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı : Sağlığa Son Darbe!”
(Saat 15.00 – 17.00)
05 Nisan 2010 : Tarsus Güney TV, “Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı : Sağlığa Son Darbe!”
(Saat 22.00 – 23.30)
06 Nisan 2010 : Erdemli Radyo Özel, “Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı : Sağlığa Son Darbe!”
(Saat 22.00 – 23.00)
06 Nisan 2010 : Erdemli Radyo Özel, “Türkiye Nereye Sürükleniyor”
(Saat 23.00 – 24.00)
06 Nisan 2010 : Gaziantep Tabip Odası ve İP, “Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı : Sağlığa Son Darbe!”
(Saat 18.00 – 19.30)
15 Nisan 2010 : MMC TV, İst. Teflonla katkı, “Bursa’da 4 kuzenini internetten pazarlayan amca…”
(Saat 20.10 – 20.30)
17 Nisan 2010 : CHP Altındağ İlçe Başkanlığı, “Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı : Sağlığa Son Darbe!”
(Saat 14.00 – 16.00)
20 Nisan 2010 : Ulusal Güçler Birliği – Kuvvayı Milliye Topluluğu. “
“Ulusal Egemenlik, Atatürk ve Günümüzdeki Anlamı” (Saat 19.00 – 19.40)
22 Nisan 2010 : CHP Çankaya İlçe Başkanlığı, “KüreselleşTİRme ve ATATÜRK”
(Saat 17.00 – 19.00)
23 Nisan 2010 : Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu, “Ulusal Egemenlik ve
Günümüzdeki Anlamı” (Saat 13.30 – 15.30)
24 Nisan 2010 : Ulusal Eğitim Derneği, Necatibey Cd. 13/13
“Ulusal Egemenlik ve Günümüzdeki Anlamı” (Saat 14.00 – 16.00)
Katılmanız, Duyurmanız dileğiyle..
Sevgi ve saygı ile..
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
Ahmet SALTIK: AKP Hükümetinin " Tam Gün " Yasa Tasarısının Karnesi ... |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
57-60. AKP Hükümetleri 2003 başında “Sağlıkta Dönüşüm” adı altında,
Bir dizi çok kapsamlı ve köktenci (radikal) düzenlemeye giriştiler.
Süreç, aslında kısa bir geriye bakışla 1990’lar başına, Dr. Yıldırım Aktuna’nın Sağlık Bakanlığı dönemine, DYP iktidarına tarihleniyor. Dünya Bankası (DB) ve IMF’nin dayatmalarıyla “Sağlık Projesi 1 ve 2”, DYP Hükümetlerinin özgörevi ( misyonu ) kılınmıştı. Anayasal altyapı 1982’de 12 Eylül darbecileri tarafından sağlanmıştı. KüreselleşTİRme = Yeni emperyalizm, Türkiye’yi özellikle başkalaştırarak (metamorfoz) küresel kapitalist sisteme dönüşümsüz biçimde zincirleyecekti. Özal’lı 80’li yıllar kaldırım taşlarını döşedi. Demirel’li 90’lı yıllarda yollar asfaltlandı. 2000’li AKP’li yıllarda peyzaj tamamlanıyor..
2 kritik adım kaldı : Tam Gün ve Kamu Hastane Birllikleri Yasası’nı dayatarak, mutlaka çıkarmak.
Bu yüklenimlerle iktidar yapıldılar, K. Kılıçdaroğlu’nun savı ile dışarının “taşeronu” olarak buna mahkumlar..
Dolayısıyla bu son 2 yasa ile Türk sağlık sistemi, hemen hemen tümüyle küresel kapitalizme bağlanacak :
1. Sağlık hizmetleri hemen hemen tümüyle özelleştirilecek, piyasaya açılacak, Devlet çekilecek.
2. Sağlık kurumları, kazanç (kâr) amaçlı birer ticari işletmeye dönüştürülecek.
3. Sağlık çalışanları iş güvencesiz, düşük ücretli, ağır-uzun süreli çalışan köleler olacaklar.
4. Yurttaşlar, sağlık hakkı olan özneler değil, bedelini ödeyen müşteriler durumuna indirgenecek..
Sağlık Bakanlığı’nın Gerekçeleri ...
- Vatandaşımızın sağlık hizmetine daha kolay ve hakkaniyet içinde ulaşabilmesini sağlamak için…
- Halkımıza sunduğumuz sağlık hizmetinin kalite ve verimliliğini artırmak için...
- Hekimin hastadan doğrudan para almasını gerektiren sistemi ortadan kaldırarak hem hasta haklarını korumak hem de hekim hasta ilişkisinde güveni tesis etmek için…
- Sayıca yetersiz olan hekim kapasitesini verimli ve etkili kullanarak hekimler üzerindeki iş yükünü adaletli ve dengeli hale getirebilmek için…
- Sağlık hizmet sunumundan vatandaşın ve sağlık çalışanlarının memnuniyetini artırmak için…
( www.saglik.gov.tr/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFA91171E62F0FF153CA066FE5017E4B26, 11.01.10 )
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
KÜRESELLEŞtirME SÜRECİNDE
İŞÇİ SAĞLIĞI ve İŞÇİ GÜVENLİĞİ : NEREYE ?
Prof. Dr. Ahmet SALTIK (www.ahmetsaltik.com)
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Anahtar sözcükler : Küreselleşme, işçi sağlığı-güvenliği, meslek hastalıkları, sömürü, liberallaşme, emek
G i r i ş :
DSÖ’nün düzeltilmiş Küresel Hastalık Yükü verilerine göre, çalışma yaşamında iş kazası ve meslek hastalıkları,
malnütrisyon ve güvensiz seksten sonra 3. sırada DALY kaynağıdır. Küresel gelirin % 5,4’ü bu hastalık yükü yüzünden yitirilmektedir (Takala, 2009). Buna göre, 2008 küresel geliri 65 trilyon $ olduğundan, 3,5 trilyon dolarlık bir Dünya serveti, yetersiz işçi sağlığı-güvenliği ortamı yüzünden yitirilmektedir !
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Değerli Okuyucu,
Ekte, "SOSYAL GÜVENLİK BUNALIMI ve ÇIKIŞ"
başlıklı kapsamlı bir power point sunumu bulacaksınız..
10 Ekim 2009 günü, Ankara'da Yüksek Ticaretliler'in konferans salonunda sunduk.
Ankara Üniversitesi SBF'den değerli arkadaşım, dostum Sayın Prof. Dr. A. Gürhan Fişek de konuşmacıydı.
Evet, DB ve IMF aklıyla davranan iktidarlar, özellikle AKP, 2003'ten bu yana inanılmz bir gözükaralıkla uygulayageldiği sözde "SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM" programıyla ülkenin sırtını yere getirmek üzere..
Sosyal Güvenlik Sistemi tıkandı!
Harcamalar karşılanamıyor..
Popülist söylem ve uygulamalar artık sürdürülemiyor.
Ülke kaynakları, yerli ve yabancı özel sağlık sektörüne cömertce aktarılıyor.
Niçin?
Yerli ilaç sanayisi çökertiliyor, ulusal tıbbı teknoloji endüstrisi kurulmuyor;
Türkiye tek 1 aşı bile üretemiyor
Ulusal geliri bakımından Dünya'da 17. sırada olan ülkemiz, bebek ölümlerinde 99. sırada.
Neden?? Bir çocuk hekimi olan Sağlık Bakanı Akdağ rahat uyuyabiliyor mu?
Nedendir bu kökü dışarıda uydu sağlık politikaları ve ısrar ve inat ??
Yıllardır uyarıyoruz.. Web sitemizde bu konularla ilgili 2 önemli yazı daha var :
Biri Aile Hekimliği Finanse Edilebilecek mi?
Öbürü : AKP'nin Kökü Dışarda Uydu Sağlık Politikaları..
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
D e r s i n a m a ç l a r ı ve öğrenme hedefleri
1. Öğreniciye, Gıda Hijyeni ve Atıklar (Food Hygiene & The Waste) çok disiplinli “sorun alanı” içinde bağlantılı 2 konuyu ve temel kavramlarını sunmak.
2. Giderek artan ve neredeyse durdurulamayan, denetlenemeyen çevre kirlenmesi karabasanının “atıklar” boyutunu tıbbi açıdan ele almak.
3. Kirlenen/kirletilen çevrenin ekolojik gerekircilik (determinizm) sonucu gıda / besin hijyeni
ve güvenliğini nasıl tehdit ettiğini tıbbi açıdan irdelemek.
4. Gerek atıkların doğrudan, gerekse başta su, gıdalar / besinlerin kirlenmesinden doğan
Halk Sağlığı sorunlarını incelemek. Örneğin çevresel kanserlerin bütün içindeki payı ve
hastalık yükü nün kavranması.
5. Gıda hijyeni ve atıklar sorun alanlarının karşılıklı etkileşimini irdelemek.
6. Her 2 sorun alanına ilişkin temel mevzuat bilgisini, hekime düşen görev, yetki ve
sorumluluk kapsamını öğrenmek.
7.Bir bütün olarak çevre kirlenmesinin, özelde gıda hijyeni ve atıkların toplumsal yükünü,
tıp ve sağlık hizmetlerinin önüne yığdığı engelleri ve günlük tıp pratiğinde, tanı-sağaltım-izlemde mutlaka gözönüne alınması gereken kısıtları gözönünde tutma, “çevre öyküsü” alma
alışkanlığı edinmek.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
İŞ SAĞLIĞI ÖLÇÜTLERİ ve İŞYERİ HEKİMLİĞİ
Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.com
İş ve İşçi Sağlığı ve Güvenliği sorun alanı, ülkemizin önde gelen gündem başlıklarından biri olmalı. Ne var ki, gerçek durum tersine.
ILO kestirimlerine göre dünya genelinde,anılan sorun alanı,
küresel gelirin % 4'ü dolayında parasal kaynak yitimine neden olmakta.
2007 sonu gerçekleşmesine göre 54.5 trilyon $ tutarındaki bu rakamın % 4'ü,
2.2 trilyon $ tutuyor ve aynı yıl Türkiye GSMH'sı olan 659 milyar $'ın
3.5 katını buluyor.. Benzer yaklaşımla Türkiye de ulusal gelirinin % 4'ünü
bu sorun alanında gerekli koruyucu önlemleri almama yüzünden yitiriyorsa,
bu tutar yaklaşık 26.5 milyar $ demektir ve son derece ciddi bir büyüklüktür.
Türkiye, işçi sağlığı ve güvenliği alanında ILO Sözleşmeve Tavsiye Kararlarına
daha çok uyum sağlayarak, ciddi iş kazaları,meslek hastalıkları ve
bunlara ikincil ölümleri, sakatlanmaları (işgöremezlikleri) daha akılcı biçimde
yönetebilir, yönetmelidir. Söz konusu veriler bakımından 27 AB ülkesinin hepsinin
gerisinde kalmak acıdır. Tıp Fakültelerinde konunun eğitimine ağırlık vermenin
tek başına sorunu çözmeye yetmeyeceği son derece açıktır.
Ancak biz üzerimize düşeni yapmaya çabalamaktayız. Sorun bütüncüldür
ve küresel emperyalizmin dayatmalarından bağımsız değerlendirilemez.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Bir toplumun sağlık gereksinimini belirlemek, öngörmek önemli bir süreçtir.
Kolay değildir. Ciddi politik tercihlere dayalıdır.
Bilimsel yol ve yöntemleri vardır ve multidisipliner bir çabayı gerektirir.
Sermayenin değil, toplumsal yararın yeğlenmesi gerekir erdem adına..
AÜTF Dönem V dersi olarak (1 saat) ekteki power point dosyasında
gerekli çekirdek içerik sunulmaktadır.
Küreselleşen sermaye, "sosyal" olan her şeye, her olguya "fobik", tepkisel.
Oysa sağlık, eğitim, sosyal güvenlik ve adalet hizmetleri,
iç ve dış güvenlikle birlikte toplumu birarada tutan tutkal hizmetler.
Aman dikkat : Bu temel hizmetlerden yoksun kalan toplumlar dağılıyor!
Küresel emperyalizmin orta-uzun erimde saklanan hedefi bu mu yoksa?
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Tıp aslında sosyal bir bilimdir..
İliğine kemiğine dek sosyal bir bilimdir..
Nedendir?
KüreselleşTİRme çağında da böyle midir??
Okuyun, göreceksiniz..
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Sağlık Sosyolojisi, hekimlerce giderek artan bir ilgiyle izlenmektedir.
Bu power point dosyamızda, Sağlık Sosoyolojisi alanında hekim adayları
için temel bilgiler, ülkemiz özelinde verilerle işlenmektedir.
Yararlı olması dileğiyle..
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
 |
 |
YAZ İSHALLERİ, GIDA HİJYENİ ve KORUNMA |
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
 |
DUYURU: Sayın Meslektaşlarım !.. |
 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
2008 ORTASINDA NASIL BİR TTB ??
Değerli Meslektaşlarım,
Sayın Dr. Ceyhun Balcı'nın " NASIL BİR TTB?" sorusu ve yanıtı son derece yerindedir.
Yazısının içeriğine tümüyla katıldığımı belirtmek isterim. ( hekimforumu@yahoogroups.com, 10.06.08)
Bu bağlamda, Sn. Dr. C. Balcı'nın yazısına ek olarak, bizim 3 yazımıza gönderme yapmak isterim :
İlki, http://www.hekimsaltik.com/index.php erişimi (linki) ile ulaşılabilecek olan
Değerli Tıbbiyeliler !... başlıklı 25.04.08 tarihli yazımızdır.
e-posta metnini şişirmemek için buraya almıyorum, lütfen bakınız..
İkincisi : 13.06.08 günü Ankara Tabip Odası Yönetimi’ne yolladığımız aşağıdaki yazıdır :
Değerli Meslektaşlarım Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyeleri;
Öncelikle, Meslek Örgütümüzde hizmete istemli oluşunuz,
sonra da başarınız ve ATO Yönetiminde görev alışınız nedeniyle hepinizi kutlamak isterim.
Zor bir seçim dönemi geçirdik ve karma bir yönetim, üyelerin istenciyle belirdi.
Bütün meslektaşlarımızın, birbirinden çok kopmayan bir başarım ile göreve yaraşır oldukları açıktır.
Dolayısıyla; uzlaşmacı, barışçı, demokratik, saygılı, empatik ve hepsinden önemlisi olmak üzere
Yurtsever bir tutum ve çizgi ile sizden hizmet beklemekteyiz.
Gündemin makro ve mikro ölçekte ne denli ağır sorunlarla yüklü olduğu ortadadır.
Ortak düşman emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileridir.
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız. |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
|
|